her şey.
devamını gör...

mor renk pigmentinin üretilmesi tarih boyunca zahmetliydi. mor rengin ilk olarak suriye ve lübnan çevresinde murex adlı deniz salyangozundan üretildiği düşünülüyor, hatta birkaç gram mor rengin üretilmesi için on binlerce salyangoz gerekiyordu.

mor rengi sadece zenginler, imparatorluk ve krallıkların başındaki insanların kullanması sebebiyle tarih boyunca en pahalı renk oldu. mor rengin bu değeri ve zahmeti hiçbir ülke veya krallığın bayraklarında mor renk kullanılmamasına sebep olmuştur.
19.yüzyılda sentetik mor renk üretiminin artmasına rağmen ülkeler bayraklarında kullanmamaya devam etti.

hali hazırda bayrağında mor renk bulunduran iki ülke bulunmaktadır; nikaragua ve dominika.

dominika bayrağı. - (ülkede bulunan bir papağanın rengi sebebiyle.)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

nikaragua bayrağı. - (bayrakta bulunan gökkuşağı içerisinde mor renk bulunmaktadır.)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

1931-1939 yılları arasında ispanya'da var olan ikinci ispanya cumhuriyeti'nin bayrağında da mor renk vardır, güncel ülkeler arasında olmadığı için listeye almadım.
devamını gör...

shigella türü bakterinin invazivliğini test etmek için kullanılan bir testtir.
devamını gör...

tribünde sağlıkçı olarak alınan ve galatasaray takımı hocası ile futbolcularına küfürler savuran operasyon çocuklarını seyirci olarak saymazsak, seyircisiz diyebileceğimiz derbidir.
devamını gör...

özellikle final sahnesi çok etkileyici olan güzel bir film. birde o sahnede 'motion picture soundtrack' çalar ki mükemmel seçim bence. o kadar yakışmış ki... gerçi radiohead şarkıları her şeye yakışabiliyor.
devamını gör...

hiç yapmadığım şey. hiç üşenmem, saatlerce yazarım. öyle wiki'den falan da değil üstelik.

bu nedenledir ki yakın zamanda bir blog açmayı düşünmekteyim. umarım bir engel çıkmaz ve nasip olur.
devamını gör...

ben seni değil, resmini tanıyorum. belki sen benim bütün güzel düşüncelerimi yıkarsın.
(bkz: sevmek zamanı)
devamını gör...

dört cüce daha vardı, arkalarında da asasına dayanmış, kahkahalar atan gandalf.
devamını gör...

bir kitabı çok beğendiğimde ondan birkaç tane alır kim denk gelirse onlara hediye ederim. uzun süre görüşmediğim biriyle buluşacaksam ona kitap hediye ederim. en yakınımdaki doslarıma her fırsatta kitap hediye ederim. bir de bu takıntının dergili olanı var. yani genel olarak bir hediye etme söz konusu.
devamını gör...

farklı bir şey dinlemek isteyenler için. büyük iskenderin atı için yapılmış bir beste.

devamını gör...

(bkz: ne salak salak başlıklar bunlar ya)
devamını gör...

günaydın sözlük. herkese fotograftaki arkadaş kadar dertsiz, tasasız ve gamsız bir gün dilerim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

türklerin anadolu’da inşa ettikleri ilk ibadethane olan menuçehr camine ev sahipliği yapan antik kent.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

divan edebiyatında nazım herkesin bildiği üzere her zaman nesirden daha da önde olmuştur. divan şairleri arasında nesir yazmak yaygın bir gelenek olmasa bile divan sanatçılarından özellikle bazıları* nesir türündeki eserleriyle öne çıkmıştır ve bu sanatçıların yazdıkları nesir türündeki eserleri topladıkları defterin adı da münşeattır.
devamını gör...

aynı zamanda bir kadın ismi. (bkz: seray sever)
devamını gör...

süresizin gerçekten saçmalık, geri kalanının büyük ölçüde yetersiz olduğu uygulamadır.

bu konuda çok doluyum sözlük, düşüncelerimi en kısa şekilde özetlemeye çalışacağım, umarım kendimi iyi bir şekilde açıklayabilirim.
öncelikle zaman zaman kötüye kullanıldığını düşünüyorum, ancak bunun genele vurulduğunda çok az olduğuna da inanıyorum.
süresiz nafakaya zaten karşıyım, herhangi bir şekilde mantıklı olduğunu düşünmüyorum. en korkunç durumda bile evli kalınan süre artı karşıdaki kişiye verilen zarara uygun olarak gerekirse ek süre şeklinde ödenmeli bence.
insanların buna karşı olması kadar doğal bir şey yok. ama gelgelelim buna karşı olmakla kalmayıp, çocuklarına ödediği iki kuruş nafakaya bile karşı olan erkek dolu bu ülkede. ve ben artık bu durumdan bıktım. bu arada aynı şeyi biz babamla da yaşamıştık, ben küçükken ayrıldılar * ve adam bir kuruş bile vermek istemedi 3 çocuğuna. neyse ki mahkeme kararıyla annem bizim için nafaka alabildi, babam ödemediği için maaşına haciz konuldu. bu arada ödediği de yanlış hatırlamıyorsam 270 lira falandı. :) öyle inanılmaz rakamlar dönmüyor bu nafaka işinde. *

şimdi burada konuyu biraz toplumumuza döndürmek istiyorum. biz ataerkil bir toplumuz ve insanlarımızın büyük çoğunluğu inanılmaz cinsiyetçi düşüncelere sahip. evet, herkes böyle değil. evet, belki biz çevremizi daha iyi seçebiliyoruz ama bu yüzden böyle düşünen insanlar yok olmuyor.
bu cinsiyetçi düşüncelerden bu konuda en önemli olanları namusun kadınlara özgü görülmesi, sevişmenin kadının değerini düşürdüğüne inanılması, ev işlerinin tam anlamıyla kadın işi olması, kadının erkeğe itaat etmesi ve erkeklik gururunu kırmaması *, çocuk yapıldığında yine tüm yükün kadında olması *, ve kadının erkekten hiçbir şey beklememesi gerektiği.
bu durumda klasik bir evlilikte ne oluyor? kadın çalışıyorsa bile evin neredeyse tüm yükünü üstleniyor, kocasının akrabalarıyla uğraşıyor*, ismi bile değişiyor*, kendini kariyerine adayamıyor hatta bazen işi bırakmak zorunda kalıyor ya da direkt kocasının isteğiyle işini bırakıyor, çocuk olduysa kendini tamamen ona adıyor yoksa "ne biçim annesin" sen diye laf yiyor. tüm bunları yaptığını söyleyecek olsa da "e yapmasaydın" şeklinde karşılık alıyor.
ve boşanınca da tüm bu yaptıkları, tüm fedakarlıkları boşa gidiyor. üstüne artık "bakire" olmadığı için değeri düşmüş oluyor insanların gözünde. sarkıntılıklarla uğraşmak zorunda kalıyorlar, kendilerine yeni bir hayat kurmak isteseler çocukları olduğu için toplum tarafından "evlenme sen annesin" baskısına uğruyorlar, sevgilisi falan olursa zaten kıyamet kopuyor çoğunlukla. evlilik boyunca iş hayatına odaklanamadığı için de maddi olarak sıkıntı yaşıyor. işte toplum gerçeği bu, hatta daha fazlası. doğal olarak boşandıktan sonra kadın kendisini toparlayana kadar -ve tabii ki kadın hatalı değilse- nafaka ödenmesi çok doğal bir gereklilik.

erkekler istiyor ki ben karımdan hem çalışmasını isteyeyim hem de ev işlerini ona bırakayım arada bir salata yapıp ev süpürüp çok iş yapmış gibi dır dır edeyim, ya da karım hiç çalışmasın vereceğim iki kuruşa tamah etsin, maddi özgürlüğü olmasın benden de çok fazla para istemesin, ben kadınların cinsel hayatı olmasına karşı çıkayım, illa herkesin bakire olmasını bekleyeyim olmazsa dayak atayım aşağılayayım, sevişmeyi kadını küçük düşürücü bir olay gibi göreyim ve bu düşüncülerimi her yerde söyleyeyim, karımı aldatayım o karşı çıkmasın çünkü erkek adam için normal böyle şeyler, çocuklarımı yaptıktan sonra tüm bakımı annesine atayım hatta beğenmediğim yer olursa bin tane laf sayayım ama ben gece uykumdan hiç uyanmayayım, en fazla günde 1 saat çocukla oynayayım ağlarsa, bezi değişmesi gerekirse annesi yaptığı işi bırakıp koşup bebeğe bakmaya gelsin, bu arada karım çocuk doğurup onun bakımıyla ilgilense de manken gibi olsun, benimle ilgilenmeye devam etsin ve 3 çeşit yemeğimi önüme koysun, ev de pırıl pırıl olsun ve bunların sonucunda ben hiçbir bedel ödemeyeyim.

siz sürekli cinsiyetçilik yapar ve bu düşünceleri beslemeye devam ederseniz arada sırada olayın ucu böyle size dokunur işte. bana boşuna "her erkek böyle değil ya," lafıyla gelmeyin, evet her erkek böyle değil ama ne yazık ki bu ülkedeki çoğu erkek böyle.
devamını gör...

sözlükte yeni bir yazar olarak başlık, tanım, yazar keşfetme sırasında beni inanılmaz baltalayan engel. kaldırılması için kime müracaat edilmesi gerekiyorsa imza kampanyası başlatabilirim.
daha az önce geldi başıma, tesadüfen bir yazar keşfettim. şimdiye kadar okuduğum en güzel tanımlara sahip kendisi. sırf şu engele takılmamak için o kadar da yavaş okudum ancak defalarca takıldım.
bu engelin konulma amacını bilmiyorum mantığını anlarsam belki hak veririm ama şu an için okuma ve merak hevesimi köreltiyor. aldım hızımı kaptırdım gidiyorum okurken al sana engel. *
devamını gör...

sorma neden niçin
her şey yalnızlıktan
bak güzel bir gün ölmek için
devamını gör...

hakkında daha fazlasını bilmek istediğim şair. onu intihara götüren önemli sebepleri olmalıydı mutlaka. ama hakkındaki tüm dökümanlarda "sylvia plath'e öykündüğü ve intihar ettiği" yazıyor. oysa hiçbir şey bu kadar basit olamaz.

bir antolojiyle harmanlanmış biyografisi yayınlanmalı, mutlaka.
gerçi kanat güner'in kitaplarını bile bulamadığımızı göz önüne alırsak türk yazınında ciddi bir araştırma-inceleme eğilimi eksikliği var. yakınlarının böyle bir işe kalkışacağını zannetmiyorum ama yine de bir ara burayı görürlerse bilgilerine sunalım: onun yaşam öyküsünü şiirlerinden güzel bir seçkiyle birlikte okumaktan memnuniyet duyarız.
devamını gör...

“ben sana hep üşüyordum,

çünkü kıştım.
nakıştım, bakıştım.
inkar etmiyorum da bunu,
seni sevmek gibi büyük işlere kalkıştım.
ve lütfen inkar etme;
sana en çok ben yakıştım.”

– özdemir asaf –
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim